Hürriyet (Bağlı)
İstanbul - Türkiye
2021-09-25 - 10:05:24


Son dakika: Somali'de kanlı intihar saldırısı! Yedi kişi hayatını kaybetti

Son dakika haberine göre Somali'nin başkenti Mogadişu'da bomba yüklü araçla düzenlenen intihar saldırısında 7 kişi öldü. Saldırının başkanlık sarayına yakın bir noktada gerçekleştiği bildiriliyor.
#dunya #TİHA
      |   Comments (0)
Happy
 
NTV (Bağlı)
İstanbul - Türkiye
2021-09-25 - 05:03:00


Hatanın ölümcül bedeli: Doktor böbreğini vasiyet edip intihar etti

50 yaşındaki Seher Uygun’un böbrekleri, yanlış tedavi sonrası iflas etti. Ameliyatı yapan Dr. Güven Mete, yaşadığı vicdan azabına dayanamayarak, böbreğinin Uygun’a verilmesini vasiyet edip canına kıydı. Ancak Seher Uygun, çoktan böbrek nakli olmuştu.

Yalova'da kalçasında yürümesini etkileyen rahatsızlık nedeniyle özel bir hastanede kalça protezi ameliyatı olan Seher Uygun'un yanlışlıkla toplardamarı kesildi. Böbrekleri kısa sürede iflas eden kadın, diyaliz makinesiyle yaşamaya mahkum oldu. Yüzde 83 engelli hale gelen, akut böbrek yetmezliği tanısı konulan kadın, günde 30 adet ilaç kullanmak zorunda kaldı.

İKİ KEZ KALBİ DURDU

50 yaşındaki iki çocuk annesi Seher Uygun, Op. Dr. Güven Mete tarafından 2014'te yapılan operasyon sonrasında tuvaletini yapmakta zorluk çekti. Vücudunda şişme meydana geldi. Yeniden hastaneye başvurduğunda akut böbrek yetmezliği tanısı kondu. Hastanede hemodiyalize uygun makine olmadığından İstanbul Cerrahpaşa'daki bir hastaneye sevk edildi.

Ameliyat sırasında talihsiz kadının toplardamarının kesildiği ortaya çıktı. İki kez kalbi duran talihsiz kadın, ilkyardımla hayata döndürüldü. Dr. Güven Mete, İstanbul'da kadının tedavisini yürüten doktora mail atarak durumu anlatınca gerçek ortaya çıktı. Diyaliz makinesine bağlı yaşamaya mahkûm olan Seher Uygun, Yalova'ya döndü ve böbrek nakil listesine girdi. Bir süre sonra da nakil gerçekleşti.
 
BÖBREKLERİNİ VASİYET EDİP İNTİHAR ETTİ

İddiaya göre olay sonrası Dr. Güven Mete'nin hastane ile ilişiği kesildi. Doktor daha sonra eşiyle İstanbul'a taşındı. Aradan aylar geçti. Doktor, İstanbul'daki evinde 2015'te bir not bırakarak intihar etti. Böbreğini Seher Uygun'a verilmesini vasiyet ederek yaşama gözlerini yuman genç doktorun eşi, Yalova'daki Seher Uygun'un hastanede çalışan akrabasına ulaşarak durumu anlattı. Seher Uygun'a haber verildiğinde ise kadının böbrek nakli olduğu ortaya çıktı.

"GÜNDE 30 ADET İLAÇ KULLANIYORUM"

Haberde görüşlerine yer verilen Seher Uygun, "Ameliyat sonucu böbreklerimi ve sağlığımı kaybettiğim için yüzde 83 engelli kaldım. Günde 30 adet ilaç kullanıyorum ve ayda iki kez Yalova'dan İstanbul'a gidiyorum. Ömrümün sonuna kadar bu ilaçları içeceğim ve sürekli hastaneye kontrole gitmek zorundayım. Hastanede 4 aylık tedavi süreci geçirdim. Sol gözüm üzüntüden ve ağlamaktan dolayı hasar gördü, kanama oldu ve sol gözümden anjiyo oldum. Başıma gelen bu olay nedeniyle maddi ve manevi zarar gördüm, görmeye devam ediyorum. Sadece yürüme sıkıntısı çekiyordum, şu an engelliyim" dedi. 


#Türkiye #TİHA #Alişan #Zara #İstanbul #Muş #Ordu #Yalova
      |   Comments (0)
Happy
 
Sabah (Bağlı)
İstanbul - Türkiye
2021-09-25 - 04:02:28


SELAHATTİN DÖNMEZ / Romatoid artritte beslenmeyle tedavi

Eklemlerde şişliğe neden olup kronik ilerleyen sistemik iltihabi bir otoimmün hastalık olan romatoid artritin sebebi açıklanamıyor. Ancak farklı beslenme metotlarıyla mücadele mümkün
#yazarlar #TİHA
      |   Comments (0)
Happy
 
Sabah (Bağlı)
İstanbul - Türkiye
2021-09-25 - 02:45:07


Engellilerin TEKNOFEST 2021 heyecanı

Engelliler Yerli otomobil TOGG ve Akıncı TİHA başta olmak üzere yerli üretimleri çok beğendiler
#yaşam #TOGG #TİHA
      |   Comments (0)
Happy
 
Sabah (Bağlı)
İstanbul - Türkiye
2021-09-24 - 08:12:40


Sivilce ilacı ölüme götürmüştü… Genç kızın intiharında şoke eden detay!

Dünya genelinde en çok kullanılan sivilce kurutucu ilaçlardan biri, yarattığı yan etkiler nedeniyle İngiltere’de 15 yaşında bir genç kızın intihar etmesine neden olmuştu. İlacın yarattığı şiddetli depresyon...
#dünya #TİHA #Muş
      |   Comments (0)
Happy
 
Haber Türk (Bağlı)
İstanbul - Türkiye
2021-09-24 - 07:33:03


Eşini vurdu, baldızını yaraladı, intihara kalkıştı

Mersin'in Silifke ilçesinde, psikolojik sorunları olduğu öne sürülen Özkan Karataş, ayrı yaşadığı eşi Fatma Karataş'ı (39) tabancayla vurup öldürdü, baldızı Özge Kösteri'yi (35) de yaraladıktan sonra aynı silahla intihar girişiminde bulundu
#gündem #TİHA #Mersin
      |   Comments (0)
Happy
 
Hürriyet (Bağlı)
İstanbul - Türkiye
2021-09-24 - 07:19:00


Dehşet saçan koca karısını öldürüp, baldızını yaraladı

Mersin'in Silifke ilçesinde, psikolojik sorunları olduğu öne sürülen Özkan Karataş, ayrı yaşadığı eşi Fatma Karataş'ı (39) tabancayla vurup öldürdü, baldızı Özge Kösteri'yi (35) de yaraladıktan sonra aynı silahla intihar girişiminde bulundu.
#gündem #TİHA #Mersin
      |   Comments (0)
Happy
 
NTV (Bağlı)
İstanbul - Türkiye
2021-09-24 - 05:30:46


Vefatının 25'inci yılında az bilinen fotoğraflarıyla Zeki Müren

Türkiye'nin Sanat Güneşi olarak anılan sanatçı Zeki Müren doğum gününde anılıyor. Vefatının 25'inci yılında çeşitli etkinliklerle anılıyor. İşte usta sanatçı Müren'in hayatından öne çıkanlar ve az bilinen fotoğrafları...

Farklı tarzı ve duygulu sesiyle büyük bir hayran kitlesine sahip olan besteci, söz yazarı, yorumcu ve oyuncu Zeki Müren, Üsküp'ten Bursa'ya göç eden Kaya ve Hayriye Müren çiftinin tek çocuğu olarak 6 Aralık 1931'de dünyaya geldi.
Usta sanatçı, ilk musiki nağmelerini sesinin güzelliğiyle tanınan Şehadet Camii müezzini Bıçkıcı Mehmet Efendi'den duyarak, 3 yaşında şarkı söylemeye başladı.  Annesinin yardımıyla alfabeyi 5 yaşındayken öğrenen Müren, ilk ve orta öğrenimini Bursa'da tamamladı.
Yeteneği henüz ilk okuldayken öğretmenleri tarafından fark edilen Müren, ilkokulda bir piyeste çoban rolünü canlandırdı. Müren, evinin bahçesindeki sardunyalı havuzun başında mahalleli için henüz çocukken ilk kez sahne almaya başladığını aktardığı bir konuşmasında, o günleri anlatmıştı İLK SAHNE KORKUSU "Ortapazar Caddesi'ne her yaz çadır tiyatroları gelir, boş arsalardan birine kurulurdu. Bayılırdım o çadır tiyatrolarına. Babama hep yalvarırdım, 'Ne olur önden bilet al' diye. Benim hatırım için evdekiler iki gecede bir çadır tiyatrosuna taşınırdı. Sahneye önce bir saz heyeti çıkardı. Ardından şarkıcılar sırayla sahne alırdı. Oturduğum yerden onlarla birlikte mırıldanır, şarkılar söylerdim. Hele hele çadırın assolisti çıktığı zaman nefesim kesilirdi, heyecandan yerimde duramazdım. Sahne kokusunu ilk defa çadır tiyatrosundaki şarkıcıları izlerken hissettim. Ne garip bir kokuydu o. "MÜZEYYEN SENAR HAYRANIYDIM" "Şarkıcıların süründükleri esans, yaptıkları makyaj, hatta sahnenin arkasındaki tuvaletten yayılan koku! Bu rutubetli kokuyu ciğerlerimin ta derinliklerine kadar teneffüs ederdim. Ben o günlerde koyu bir Müzeyyen Senar hayranıydım. Müzeyyen Hanım'ın evimizde her plağı vardı. Okul dönüşü o plakları dinler, sonra ilk dersleri almaya başladığım Bursalı tambur üstadı İzzet Gerçeker Beyefendi ile Müzeyyen Hanım'ın şarkılarını birlikte geçerdik."
Ailesini ikna ederek lise eğitimi için İstanbul'a giden Müren, 1946'da İstanbul Boğaziçi Lisesi'nde yatılı eğitime başladı. Usta sanatçı, "Zehretme hayatı bana cananım, Elemlerle doldu benim her anım, Kederimle yanıp sönse de canım, İnan ki ben sana yine hayranım." adlı acemkürdi makamındaki ilk eserini 1949'da Bursa'da kaleme aldı. Eserin Suzan Güven tarafından TRT radyosunda seslendirilmesinin ardından, Müren müzikseverlerin dikkatini çekti.
Boğaziçi Lisesi'nde müzik dersleri veren bestekar Şerif İçli ve Kadri Şençalar'ın derslerini takip eden Müren, lise son sınıftayken Şükrü Tunar'ın Bir Muhabbet Kuşu adlı eseriyle ilk plağını doldurdu.
Zeki Müren, müziğin yanı sıra edebiyat ve resim sanatına da ilgi duyuyordu.  Yeşilçam'ın ünlü rejisörü Arşavir Alyanak'ın babası Agopos Efendi ile Udi Krikor'dan da dersler alarak musiki eğitimini sürdüren sanatçı, olgunluk imtihanlarını pekiyi dereceyle vererek, 1950'de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ne (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) girdi. Yüksek Süsleme Bölümü Sabih Gözen atölyesinden birincilikle mezun olan sanatçı, öğrencilik yıllarından başladığı desen çalışmalarını pek çok kez açtığı sergilerle sanatseverlerin beğenisine sundu.
Üniversiteye girdiği yıl TRT İstanbul Radyosu'nun açtığı ve 186 adayın katıldığı solistlik sınavını birincilikle kazanan Zeki Müren, 1 Ocak 1951'de İstanbul Radyosunda canlı olarak yayımlanan bir programda ilk radyo konserini verdi. Bu konserde kendisine eşlik eden saz ekibi arasında Hakkı Derman, Serif İçli, Şükrü Tunar, Refik Fersan ve Necdet Gezen yer aldı.
Müren, başarılı geçen ilk konserin ardından radyolarda düzenli ve birçoğu canlı olmak üzere 15 yıl eserler seslendirdi. Sanatçı 1954'te Beklenen Şarkı adlı filmle ilk kez sinemaya adım atarken, bu filmde Türk sinemasının ilk kadın yönetmeni ve ilk kadın yıldızı Cahide Sonku ile başrolü paylaştı. Müren'in 10 bestesinin de yer aldığı müzikal film, sanatçıyı görmek isteyenlerin ilgisi sonucu gişe rekorları kırdı.
Müren, daha sonra sinema kariyerinde basamakları hızla çıkarak, 17 filmde başrol oynadı. Sektörde en yüksek rakamlı sözleşmelere imza atan sanatçı, 1955'te Arena Tiyatrosu'nun Çay ve Sempati adlı oyununda da başrol oynadı. Genellikle oynadığı filmlere Berduş, Hayat Bazen Tatlıdır, Altın Kafes, Bir Yaz Yağmuru gibi kendi bestelediği şarkıların adlarını veren sanatçı, dönemin en popüler, aranılan sesi ve yüzü oldu.
İlk sahne konserini de 26 Mayıs 1955'te veren, aynı yıl Manolyam şarkısıyla Türkiye'de ilk kez verilen Altın Plak Ödülü'nü kazanan sanatçı, 1976'da Londra'daki Royal Albert Hall'da konser vererek bu salonda sahne alan ilk Türk sanatçı oldu. Askerliğini 1957-1958'de yedek subay olarak Ankara Piyade Okulu, İstanbul Harbiye Temsil Bürosu ve Çankırı'da tamamlayan sanatçı, ahenkli ve vurgulu ses tonuyla müzikseverler tarafından uzun yıllar boyunca sevilerek takip edildi.
Kendine ait gösterişli ve ilgi uyandıran kostümleriyle de hayranlarının beğenisini kazanan Müren, sahnede bütünlük oluşturmak amacıyla Türkiye'de ilk kez saz ekibini de bir örnek giydirmiştir. Sanat Güneşi olarak anılan sanatçı, Maksim Gazinosu sahnelerinde aralıksız olarak 11 yıl Behiye Aksoy ile dönüşümlü olarak sahne aldı. Sanatçının en sevdiği şarkı Selahattin Pınar'ın Yalnız benim ol, el yüzüne bakma sen eseriydi.
Sanat hayatı boyunca 600'ü aşkın plak ve kaset dolduran sanatçı, 1991'de Devlet Sanatçısı seçildi. Şimdi Uzaklardasın, Manolyam, Bir Demet Yasemen, Gözlerinin İçine Başka Hayal Girmesin ve Elbet Bir Gün Buluşacağız gibi birçok sevilen esere imza atan Müren, aynı zamanda kurallı  şekilde Türkçe konuşmaya özen göstermesiyle biliniyordu. Sanatın birçok alanında başarılı yapıtlar veren Müren, 1965'te farklı zamanlarda yazdığı şiirlerini bir araya getirerek Bıldırcın Yağmuru adlı eserini kitap ve kaset olarak hayranlarının beğenisine sundu. Zeki Müren, 1980'de Kuşadası'nda kalp spazmı, ardından da 1983'te Paris'te kalp krizi geçirdi. Sahnelerden uzaklaşarak Bodrum'a yerleşen Müren, son konserini ise 1984'te geliri antik tiyatronun restorasyonuna harcanmak üzere, Bodrum Kalesi'nde verdi.
Mal varlığını Türk Eğitim Vakfı ile Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı'na bağışlayan usta sanatçı, Ajda Pekkan, Muazzez Abacı ve Muazzez Ersoy'la düetlerin yer alacağı 7 şarkıdan oluşan yeni kasetini tamamlayamadan, TRT'nin İzmir Radyosu Stüdyolarındaki canlı yayında 24 Eylül 1996'da kalp yetmezliği sonucu hayatını kaybetti. Sanatçının cenazesi, Bursa Ulu Cami'nde kılınan cenaze namazının ardından Bursa Emir Sultan Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Sanatçının albümleri şöyle: Senede Bir Gün (1970), Pırlanta 1 (1973), Pırlanta 2 (1973), Pırlanta 3 (1973), Pırlanta 4 (1973), Hatıra (1973), Anılarım (1974), Mücevher (1975), Güneşin Oğlu (1976), Nazar Boncuğu (1977), Zirvedeki (1977), Sükse (1978), Kahır Mektubu (1981), Eskimeyen Dost (1982), Hayat Öpücüğü (1984), Masal (1985), Helal Olsun (1986), Aşk Kurbanı (1987), Gözlerin Doğuyor Gecelerime (1988), Ayrılık İşte (1989), Karanlıklar Güneşi (1989), Şarkılar (1989), Dilek Çeşmesi (1989), Bir Tatlı Tebessüm (1990), Doruktaki Nağmeler (1991), Sorma (1992)

#yaşam #Türk Silahlı Kuvvetleri #Altın #İran #TİHA #Kendi #Ankara #Bolu #Bursa #Çankırı #İstanbul #İzmir #Muş #Ordu
      |   Comments (0)
Happy
 
NTV (Bağlı)
İstanbul - Türkiye
2021-09-24 - 05:23:57


Zeki Müren, vefatının 25'inci yılında anılıyor

Yaşamı boyunca 600'ü aşkın plak ve kaset dolduran Türk Sanat Müziği'nin en büyük yorumcularından; besteci, söz yazarı ve oyuncu Zeki Müren, vefatının 25'inci yılında çeşitli etkinliklerle anılıyor.

Türk müziğinde, unutulmaz sesi ve yorumuyla iz bırakan Sanat Güneşi Zeki Müren'in vefatının üzerinden 25 yıl geçti.
Tarzı ve farklı sesiyle yaşadığı döneme damga vuran ve bugün dahi büyük bir hayran kitlesine sahip olan besteci, söz yazarı, yorumcu ve oyuncu Müren, Üsküp'ten Bursa'ya göç eden Kaya ve Hayriye Müren çiftinin tek çocuğu olarak 6 Aralık 1931'de dünyaya geldi.
Bursa'da Tophane Mahallesi'nde dünyaya gelen sanatçı, yaptığı bir açıklamada, ailesine ve dünyaya geliş hikayesine anlatmıştı. "SABAH EZANI OKUNURKEN DÜNYAYA GELMİŞİM" "Uludağ eteklerine ikinci kar çoktan düşmüş. Bursa, sıfırın altındaki gecelerinden birisini yaşıyor. Dedem Hacı Mehmet Efendi, göbeğim kesildikten sonra o güzel sesiyle minicik kulaklarıma ilk ninniyi söylemiş, 'Oğlan oğlan boynuma dolan. Kolum sana yastık, saçlarım yorgan.' Sabah ezanı okunurken saat beşte dünyaya gelmişim." "DEDEM ÇOK ÜNLÜ BİR HAFIZDI" Rahmetli babaannem, 'inşallah başarılı ve zeki bir çocuk olsun' diyerek adımı Zeki koymuş. Ortapazar Caddesi'nde oturanlar, o sabah ebemin sevinç çığlıklarına koşmuşlar. Güzel sesli dedem Mehmet Efendi çok ünlü bir hafızdı. Her gün Şehadet Camisi'ne gider, ezan okurdu. O ezan okurken, herkes sokaklara dökülür, tüyleri ürpererek dinlerdi onu. Babam Kaya Müren ise Bursa'nın en iyi giyinen erkeğiydi. Yaz-kış demeden ölünceye kadar o takım elbisesini ve kravatını hiç çıkarmadı. Babaannem, uzun beyaz entarisini üzerinden hiç çıkarmaz, saçları hep topuzlu dolaşırdı. O yüzden adı 'Temiz Hayriye'ye çıkmıştı."
Zeki Müren, ilk musiki nağmelerini sesinin güzelliğiyle tanınan dedesi Şehadet Camisi müezzini Bıçkıcı Mehmet Efendi'den duyarak, 3 yaşında şarkı söylemeye başladı. Alfabeyi annesinin yardımıyla 5 yaşındayken öğrenen sanatçı, ilk ve orta öğrenimini Bursa'da tamamladı. Yeteneği henüz ilk okuldayken öğretmenleri tarafından fark edilen Müren, ilkokulda bir piyeste çoban rolünü canlandırdı.
Müren, evinin bahçesindeki sardunyalı havuzun başında mahalleli için henüz çocukken ilk kez sahne almaya başladığını aktardığı bir konuşmasında, "Ortapazar Caddesi'ne her yaz çadır tiyatroları gelir, boş arsalardan birine kurulurdu. Bayılırdım o çadır tiyatrolarına. Babama hep yalvarırdım, 'Ne olur önden bilet al' diye. Benim hatırım için evdekiler iki gecede bir çadır tiyatrosuna taşınırdı. Sahneye önce bir saz heyeti çıkardı. Ardından şarkıcılar sırayla sahne alırdı. Oturduğum yerden onlarla birlikte mırıldanır, şarkılar söylerdim. Hele hele çadırın assolisti çıktığı zaman nefesim kesilirdi, heyecandan yerimde duramazdım" demişti. İLK SAHNE KORKUSU Sanat Güneşi "Sahne kokusunu ilk defa çadır tiyatrosundaki şarkıcıları izlerken hissettim. Ne garip bir kokuydu o. Şarkıcıların süründükleri esans, yaptıkları makyaj, hatta sahnenin arkasındaki tuvaletten yayılan koku! Bu rutubetli kokuyu ciğerlerimin ta derinliklerine kadar teneffüs ederdim. Ben o günlerde koyu bir Müzeyyen Senar hayranıydım. Müzeyyen Hanım'ın evimizde her plağı vardı. Okul dönüşü o plakları dinler, sonra ilk dersleri almaya başladığım Bursalı tambur üstadı İzzet Gerçeker Beyefendi ile Müzeyyen Hanım'ın şarkılarını birlikte geçerdik" deyi konuşmuştu.
Ailesini ikna ederek lise eğitimi için İstanbul'a gelen Müren, 1946'da İstanbul Boğaziçi Lisesinde yatılı eğitime başladı. Usta sanatçı, "Zehretme hayatı bana cananım, Elemlerle doldu benim her anım, Kederimle yanıp sönse de canım, İnan ki ben sana yine hayranım." adlı acemkürdi makamındaki ilk eserini 1949'da Bursa'da kaleme aldı. Eser, Suzan Güven tarafından TRT radyosunda seslendirildikten sonra dikkati çekti.
Boğaziçi Lisesi'nde müzik dersleri veren bestekar Şerif İçli ve Kadri Şençalar'ın derslerini takip eden Müren, lise son sınıftayken Şükrü Tunar'ın "Bir Muhabbet Kuşu" adlı eseriyle ilk plağını doldurdu. Edebiyat ve resim sanatına da ilgi duyan Müren, ünlü yönetmen Arşavir Alyanak'ın babası Agopos Efendi ile Udi Krikor'dan da dersler alarak musiki eğitimini sürdürdü.
Usta sanatçı, olgunluk imtihanlarını pekiyi dereceyle vererek, 1950'de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisine (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) girdi. Yüksek Süsleme Bölümü Sabih Gözen atölyesinden birincilikle mezun olan Müren, öğrencilik yıllarından başladığı desen çalışmalarını, pek çok kez açtığı sergilerle sanatseverlerin beğenisine sundu. Üniversiteye girdiği yıl TRT İstanbul Radyosunun açtığı ve 186 adayın katıldığı solistlik sınavını birincilikle kazanan Zeki Müren, 1 Ocak 1951'de İstanbul Radyosunda canlı yayımlanan bir programda ilk radyo konserini verdi. Bu konserde kendisine eşlik eden saz ekibi arasında Hakkı Derman, Serif İçli, Şükrü Tunar, Refik Fersan ve Necdet Gezen yer aldı.
Zeki Müren, başarılı geçen ilk konserin ardından radyolarda düzenli ve birçoğu canlı olmak üzere 15 yıl boyunca unutulmayan eserleri seslendirdi. Sanatçı 1954'te "Beklenen Şarkı" adlı filmle ilk kez sinemada görünürken bu filmde Türk sinemasının ilk kadın yönetmeni ve ilk kadın yıldızı Cahide Sonku ile başrolü paylaştı. Müren'in 10 bestesinin de yer aldığı müzikal film, sanatçıyı görmek isteyenlerin ilgisi sonucu gişe rekorları kırdı.
Türk sinemasında 17 filmde başrol oynayan sanatçı, sektörde en yüksek rakamlı sözleşmelere imza attı, 1955'te Arena Tiyatrosu'nun "Çay ve Sempati" adlı oyununda da başrol oynadı. Müren'in oynadığı filmlere genellikle, Berduş, Hayat Bazen Tatlıdır, Altın Kafes, Bir Yaz Yağmuru gibi, kendi bestelerinin adı verildi. Dönemin en popüler, aranılan sesi ve yüzü olan Müren, ilk sahne konserini 26 Mayıs 1955'te verdi. Sanatçı, aynı yıl Manolyam şarkısıyla Türkiye'de ilk kez verilen Altın Plak Ödülü'nü kazandı.
Zeki Müren, gördüğü ulusal ilginin yanında uluslararası alanda da dikkati çekerek, 1976'da Londra'daki Royal Albert Hall'da konser verdi ve bu salonda sahne alan ilk Türk sanatçı oldu. Usta sanatçı, askerliğini 1957-1958'de yedek subay olarak Ankara Piyade Okulu, İstanbul Harbiye Temsil Bürosu ve Çankırı'da tamamladı. Kendine ait gösterişli ve ilgi uyandıran kostümleriyle de hayranlarının beğenisini kazanan ve "Sanat Güneşi" olarak Türk toplumunun hafızasında yer edinen Müren, Maksim Gazinosu sahnelerinde, aralıksız 11 yıl Behiye Aksoy ile dönüşümlü sahne aldı.
Sanatçı Müren'in en sevdiği şarkı, Selahattin Pınar'ın Yalnız benim ol, el yüzüne bakma sen eseriydi. Yaşamı boyunca 600'ü aşkın plak ve kaset dolduran sanatçı, 1991'de Devlet Sanatçısı seçildi. Şimdi Uzaklardasın, Manolyam, Bir Demet Yasemen, Gözlerinin İçine Başka Hayal Girmesin ve Elbet Bir Gün Buluşacağız gibi birçok sevilen esere imza atan Müren, aynı zamanda kurallı şekilde Türkçe konuşmaya özen göstermesiyle biliniyordu. Sanatın birçok alanında başarılı yapıtlar veren Müren, farklı zamanlarda yazdığı şiirlerini bir araya getirdiği, Bıldırcın Yağmuru adlı eserini 1965'te kitap ve kaset olarak hayranlarının beğenisine sundu.
Zeki Müren, 1980'de Kuşadası'nda kalp spazmı, ardından da 1983'te Paris'te kalp krizi geçirdi. Sahnelerden uzaklaşarak Bodrum'a yerleşen sanatçı, son konserini ise 1984'te geliri antik tiyatronun restorasyonuna harcanmak üzere, Bodrum Kalesi'nde verdi. Mal varlığını Türk Eğitim Vakfı ile Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı'na bağışlayan usta sanatçı, Ajda Pekkan, Muazzez Abacı ve Muazzez Ersoy'la düetlerin yer alacağı 7 şarkıdan oluşan yeni kasetini tamamlayamadan, TRT'nin İzmir Radyosu Stüdyolarındaki canlı yayında, 24 Eylül 1996'da kalp yetmezliği sonucu hayatını kaybetti.

#sanat #Türk Silahlı Kuvvetleri #Altın #İran #TİHA #Kendi #Ankara #Bolu #Bursa #Çankırı #İstanbul #İzmir #Muş #Ordu
      |   Comments (0)
Happy
 
Hürriyet (Bağlı)
İstanbul - Türkiye
2021-09-24 - 02:05:44


Somali'de askeri karargah yakınlarında intihar saldırısı

Somali'nin başkenti Mogadişu'da bir intihar eylemcisi, askeri karargahlarından birinin yakınında üzerindeki bombayı patlattı.
#dunya #TİHA
      |   Comments (0)
Happy
 
Sabah (Bağlı)
İstanbul - Türkiye
2021-09-23 - 12:41:13


Son dakika: Arda Yurtseven'in ölümünde şok iddia! Mavi Balina oyunu araştırılıyor

Son dakika haberi: İstanbul Kartal'da, ormanlık alanda cesedi bulunan 16 yaşındaki lise öğrencisi Arda Yurtseven, toprağa verildi. İntihar ettiği öne sürülen Arda Yurtseven’in arkadaşları son zamanlarında...
#yaşam #TİHA #İstanbul
      |   Comments (0)
Happy
 
Sabah (Bağlı)
İstanbul - Türkiye
2021-09-23 - 07:28:02


O ilaç depresyona sürükledi! Genç kızın intiharı olay yarattı

Dünya genelinde en çok kullanılan sivilce kurutucu ilaçlardan biri, yarattığı yan etkiler nedeniyle İngiltere’de büyük olay yarattı. Yan etkileri arasında şiddetli depresyonun da yer aldığı ilacı kullanan...
#dünya #TİHA
      |   Comments (0)
Happy
 
NTV (Bağlı)
İstanbul - Türkiye
2021-09-23 - 06:37:10


Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan BM Gıda Zirvesi'ne mesaj

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milli yol haritamız, besin değeri yüksek, yeterli ve güvenilir gıdaya herkesin makul fiyatlarla ulaşımından, gıda kaybı ve israfının azaltılmasına, tarım, hayvancılık ve su ürünleri sektörlerinde sürdürülebilirlikten acil durumlara ve krizlere karşı gıda güvenliğinin teminine kadar çeşitli konulara odaklanmaktadır." dedi.

Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Gıda Sistemleri Zirvesi'ne gönderdiği video mesajda, sürdürülebilir kalkınma kapsamında, açlığın 2030 itibarıyla sona erdirilmesi hedefinin, maalesef çok uzağında olunduğunu belirtti.

Dünya nüfusu artarken, küresel gıda talebinin de kaçınılmaz bir şekilde arttığını vurgulayan Erdoğan, yoğunluğu ve yıkıcı etkileri artan iklim felaketleri, su kıtlığı, kuraklık gibi iklim değişikliğinin neticelerinin de gıda kaynaklarını olumsuz şekilde etkilediğini aktardı.

Gıda sistemlerine yönelik maliyetler artarken, gıda kaynaklarına erişimin zorlaştığını, zedelenen gıda güvenliğinin bugünün en önemli imtihanlarından kitlesel göçü teşvik ettiğinin altını çizen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Koronavirüs salgını ise sistemin yükünü artırmış, büyük güçlüklerle elde edilen kazanımların hızla kaybedilmesi riskini beraberinde getirmiştir. Türkiye olarak, bu tabloyu akılda bulundurarak, salgın öncesinde, 2019 yılında, gerekli çalışmalara başladık. Aynı yıl, sürdürülebilir gıda sistemlerinin tüm unsularını kapsayan 21 çalışma grubuyla 3. Tarım Orman Şura'mızı gerçekleştirdik. Su Şura'mızın tanıtımını yaparak, ülkemiz genelinde istişarelere hız verdik. 2023 yılı sonuna kadar uygulanmak üzere, tohumdan sofraya dijital değer zincirinin kurulması, gıda kaybı ve israfına ilişkin altyapının oluşturulması, su kanununun çıkarılması gibi 46 ana eylem ve 324 alt eylem belirledik. Milli yol haritamız, besin değeri yüksek, yeterli ve güvenilir gıdaya herkesin makul fiyatlarla ulaşımından, gıda kaybı ve israfının azaltılmasına, tarım, hayvancılık ve su ürünleri sektörlerinde sürdürülebilirlikten, acil durumlara ve krizlere karşı gıda güvenliğinin teminine kadar çeşitli konulara odaklanmaktadır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yol haritaları kapsamında, iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadele, su kirliliğinin azaltılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve elektronik ticaret uygulamalarının yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini belirtti.

Yine bu çerçevede biyoçeşitliliğin korunması ve doğaya uyumlu üretim, dijital dönüşümün hızlandırılması, kadınlar ve gençlerin tarım ve gıda sektöründe istihdamıyla insana yaraşır iş fırsatlarının geliştirilmesi konularında da çalışmalar yürüttüklerine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"BM Gıda ve Tarım Örgütü ile iş birliği halinde de 'Gıdanı Koru' kampanyamızı sürdürerek israfın önüne geçmeye çalışıyoruz. Yeterli besleyici ve güvenilir gıdaya erişim, bir imtiyaz değil herkes için bir haktır. Evlatlarımıza daha adil, daha yaşanabilir, daha müreffeh bir dünya bırakmak da hepimizin ortak görevidir. Türkiye olarak, bu yönde çalışmayı kararlılıkla sürdürüyoruz. Zirvenin başarılı geçmesini diliyor, sizleri saygıyla selamlıyorum."​​​​​​​
#Türkiye #Recep Tayyip Erdoğan #Korona #İSKİ #Altın #TİHA #Cumhurbaşkanı Erdoğan #Kars #Van
      |   Comments (0)
Happy
 
NTV (Bağlı)
İstanbul - Türkiye
2021-09-22 - 09:04:00


Hamile eşini başından vurdu: İntihar süsü verip kucağında taşıdı

İstanbul Beyoğlu’nda 6 aylık bebeği olan ve 1,5 aylık hamile 17 yaşındaki Gülseren Mamuş, 32 yaşındaki dini nikahlı eşi tarafından silahla başından vuruldu. Cinayetin ardından Suat Ö., intihar süsü vermek için eşini kucağına alarak hastaneye götürdü. Ağır yaralı kadını hastanede bırakıp kaçan Suat Ö. kısa sürede yakalandı. 6 farklı suçtan kaydı bulunan ve emniyette cinayeti itiraf eden zanlı, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hastanede hayatını kaybeden genç kadın, toprağa verildi.


#gündem #TİHA #İstanbul #Muş
      |   Comments (0)
Happy
 
Haber Türk (Bağlı)
İstanbul - Türkiye
2021-09-22 - 08:23:15


17 yaşında hamileydi! Beyoğlu'nda vahşet!

İstanbul'da, 6 aylık bebeği olan ve 1.5 aylık hamile 17 yaşındaki genç kadın, kıskançlık nedeniyle evde tartıştığı 32 yaşındaki dini nikahlı eşi tarafından tabancayla başından vuruldu. Katil zanlısı, intihar süsü vermek için kucağına aldığı ağır yaralı eşini caddeye taşıyarak yoldan geçen araçlardan yardım istedi. Hastaneye kaldırılan genç kadın hayatını kaybederken, kocanın "intihar etti" yalanını Beyoğlu polisi bozdu. Dehşet anları ise güvenlik kameralarına yansıdı
#gündem #TİHA #İstanbul
      |   Comments (0)
Happy
 
A Haber (Bağlı)
İstanbul - Türkiye
2021-09-22 - 07:58:49


Hamile eşini kafasından vurdu! İntihar süsü vermek için kucağında sokağa taşıdı

İstanbul Beyoğlu'nda 6 aylık bir bebeği olan ve 1 buçuk aylık hamile 17 yaşındaki Gülseren Mamuş, kıskançlık sebebiyle evde tartıştığı 32 yaşındaki dini nikahlı eşi tarafından silahla kafasından vuruldu....
#yaşam #TİHA #İstanbul #Muş
      |   Comments (0)
Happy
 
Haber Türk (Bağlı)
İstanbul - Türkiye
2021-09-22 - 07:46:48


Başından vurduğu hamile eşini intihar süsü verip kucağında caddeye böyle taşıdı

(İHA) - Beyoğlu’nda 6 aylık bebeği olan ve 1 buçuk aylık hamile 17 yaşındaki genç kadın, kıskançlık nedeniyle evde tartıştığı 32 yaşındaki dini nikahlı eşi tarafından tabancayla başından vuruldu. Öfkeli koca, intihar süsü vermek için kucağına aldığı ağır yaralı eşini caddeye taşıyarak yoldan geçen araçlardan yardım istedi. Hastaneye kaldırılan genç kadın tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybederken, kocanın "intihar etti" yalanını Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği ekipleri bozdu. Dehşet anları ise güvenlik kameralarına yansıdı.


#video #TİHA
      |   Comments (0)
Happy
 
Sabah (Bağlı)
İstanbul - Türkiye
2021-09-22 - 04:00:56


ENGİN ARDIÇ / Meselenin özünün özü

Yazıya takla attıralım, en son söyleyeceğimizi en baştan söyleyelim. Benim "İttihatçılar" diye genelleyeceğim kişilere çok samimi bir sorum var. Lütfen küfür etmeden okusunlar ve üzerinde azıcık düşünsünler: İmparatorluk...
#yazarlar #TİHA
      |   Comments (0)
Happy
 
NTV (Bağlı)
İstanbul - Türkiye
2021-09-21 - 11:34:00


Konut mağdurlarından suç duyurusu: 'Biz yandık, başkası yanmasın'

Bursa'da iki müteahhide kat karşılığı arsalarını satan kişiler, evlerinin teslim edilmemesi üzerine suç duyurusunda bulundu. Müteahhitlerin kendilerini tehdit ettiğini belirten arsa sahiplerinden Hüseyin Aydemir, "Bizim amacımız, buradan başka kimsenin ev almaması. Biz yandık, başkaları yanmasın" dedi.

Nilüfer ilçesi Çalı Mahallesi’nde yaşayan Hüseyin Aydemir, Fatma Aydemir, Kamil Alçıl, Nezihat Kaygısız, Hafize Ardıç, Gülcan Güler, Müslüm Kaygısız ve Ali Aydemir, 17 Eylül Caddesi'ndeki yaklaşık 2 bin metrekarelik arsalarını kat karşılığı 6 yıl önce müteahhit S.Ö. ve R. K.'ye verdi. Evlerin 2018 yılında teslim edileceği belirtildi.

S. Ö. ile R.K.'nın yer tesliminin ardından ortak olarak başladığı inşaat, ilk aylarda hızlı bir şekilde ilerledi, kalan 1 daireyi de 35 bin lira peşinat ödeyerek İbrahim Halil Turanoğlu satın aldı. Ancak söylenen tarihte bitirilmedi, kaba inşası yapılan evler de sözleşmede belirtilen metrekareden küçük yapıldı.

Mağdurların istediği para iadeleri ise gerçekleşmedi. Bunun üzerine projeye arsalarını veren ve para yatıranlar, 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve tazminat talebiyle, 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne de inşaatın geldiği seviyede toplam zarara ilişkin delil tespiti ve bilirkişi raporu istemiyle suç duyurusunda bulundu.

"HER SEFERİNDE BİZİ TEHDİT ETMEYE KALKTILAR"

Mahkemeye başvuracaklarını söylediklerinde tehdit edildiklerini belirten arsa sahibi Hüseyin Aydemir "2015 yılında burayı kat karşılığında komşularla birlikte müteahhitlere vermiştik. 3 sene zaman zarfında inşaatın biteceğini söylediler ama ilk 1,5 sene hiçbir şey yapmadılar. Yan taraftaki arazileri de almaya çalıştılar. Onlarla da oyalandılar. Bizi bu süreçte kandırmaya başladılar.

Bu süreçte yapılacağına dair ümidimiz vardı ama bizi kandırdılar. Biz de bekledik. Başka çaremiz yoktu. Her seferinde bizi tehdit etmeye kalktılar. 'Biz mahkemeye vereceğiz' dediğimizde bizi korkuttular" dedi.

Müteahhitlerin mahkeme sürecinde de evleri satmayı sürdürdüğünü ifade eden Aydemir "İnşaatımız, kavga gürültüyle bu haline geldi ama bundan sonrasını yapmadılar. Bizim amacımız, buradan başka kimsenin ev almaması. Biz yandık, başkaları yanmasın. Arka kısımdaki dairelerden çoğu satıldı. Bunları herkes aldı. Mahkeme sürecini başlattık. Bundan sonra ne olacağı belli değil. İnsanlara da yazık, günah. İnsanlar bu müteahhitlerden paralarını alamayacak. Mahkeme sürecini başlattık. Bu saatten sonra elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.

"ALDIĞIM DAİRE 8 KİŞİYE DAHA SATILMIŞ"

35 bin lira peşinat verdiğini ancak tapusunu alamadığı dairenin başka kişilere de satıldığını belirten İbrahim Halil Turanoğlu "2020 Ocak ayında sözleşmeyle bir daire aldım ama tapusunu alamadım. Aynı dairenin bu süreç içerisinde 8 kişiye daha satıldığını öğrendim. Bizi mağdur etti, paramızı aldı. Peşinat verdik, tapumuz elimize geçmedi. 35 bin lira peşinat verdik. Bir hafta içerisinde de tapumuzu verecekti ama alamadık. Bizden başkalarına da aynı dairenin satıldığını duyduk" ifadelerini kullandı.

Çok sayıda vatandaşın dairelere alıcı olarak gelmeye devam ettiğini belirten Turanoğlu "Bizim burada mağduriyetimiz söz konusu. Paramızı istiyoruz, alamıyoruz. Üzerine bir de tehdit alıyoruz. 'Başımız belaya girmesin' diyerek sesimizi çıkarmıyoruz ama bizim gibi insanlar mağdur edilmesin. Herkes üç kuruş para kazanmak için çalışıyor. Buraya insanların alıcı olarak geldiğini görüyoruz. Satışlarına canlı şahit olamıyoruz. Bu inşaatın bitmesi çok zor. Toprak sahipleri anlaşmak için ellerinden geleni yaptı. Adamlar hiçbir şekilde uzlaşmıyorlar. 'Yaparız' diyerek işin içinden çıkıyorlar" diye konuştu.

'45 SENELİK HAYALİM GİTTİ'

Çocuklarının da ev sahibi olması umuduyla 45 senedir oturduğu müstakil evi müteahhite verdiğini söyleyen Fatma Aydemir, "45 senelik hayalim gitti. Çocuklarım için ev almak istemiştim. 2 çocuğum için ev almak istemiştim ama olmadı. Kiramızı da vermiyorlar. İddialaşıyorlar bizimle. İnşaatı bitirmiyor, bitireceği de yok" dedi.

"SÖZLEŞMENİN GERİYE DÖNÜK FESHİ MÜMKÜN"

Mağdurların avukatı Tuncay İlçim, inşaat firmalarının vaat edilen sürede inşaatın yüzde 85-90'lık bölümünü tamamlayamaması durumunda arsa sahiplerinin geriye dönük sözleşme ve tapu iptal davası açabileceğini belirterek "Öncelikle haber konusu olayla ilgili değil de yürürlükteki mevzuat uyarınca vatandaşın bilgilendirilmesi amacıyla bazı hususlara değinmek istiyorum.

Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde anahtar teslimi ve yapı kullanma izni açısından kararlaştırılan süre de yüklenicinin inşaat seviyesini yüzde 85-90'a ulaştıramaması ve makul kabul edilebilir gerekçelerinin olmaması durumunda, sözleşmenin mahkeme kararıyla geriye dönük feshi mümkündür.

Geriye dönük fesih halinde, yüklenicinin eliyle 3'üncü şahıslara satılan bağımsız bölümler açılacak tapu iptal tescil davası ile arsa sahiplerine geri dönebilmektedir. Bu sebeple kat karşılığı inşaat vaadiyle inşa edilen yapılardan yapı kullanma izni çıkmadan 3'üncü kişilerce bağımsız bölüm satın alınması risk taşımaktadır.

Vatandaşlarımızın bu hususlarda çok dikkatli olması gerekli olup bu şartlara sahip yerlerden daire ve bağımsız bölüm satın almadan önce gerekli tüm araştırma ve soruşturmaları yapmaları gereklidir. Zira kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin niteliği gereği geriye dönük fesih halinde daire satın alan 3'üncü kişilerin iyi niyetli olmaları durumunda bile iyi niyetleri yüksek mahkeme kararları uyarınca korunmamaktadır" dedi.

"ARSA SAHİPLERİ İNCE ELEYİP SIK DOKUMALI"

Arsa ve ev sahiplerinin müteahhitlerle kat karşılığı sözleşme yaparken dikkatli davranmaları gerektiğini belirten İlçim, şöyle devam etti:

"Son dönemlerde vaat ettiği inşaatı süresinde bitiremeyen müteahhitlerden bazılarının enteresan bir şekilde cebir, hakaret ve tehdit yollarına başvurdukları görülmektedir. Kentsel dönüşüm adı altında vatandaş, mevcut evinden olduğu gibi yeni evine de kavuşamamakta, neticede de ciddi mağduriyetler doğmaktadır.

Arsa sahibine sözleşmede vaat edilen dairenin birden fazla 3'üncü kişiye satılması durumunda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna dair çok sayıda içtihat yer almaktadır. Ancak savcılıklar ekseriyetle hukuki ihtilafı gerekçe göstererek takipsizlik kararları vermektedir.

Usulüne uygun gerekçeleri ile birlikte bu gibi hallerde yapılan başvurular neticesinde dolandırıcılık suçundan davaların açılabildiği de gözden kaçırılmamalıdır. Vatandaşlarımızın sonradan mağdur olmamaları bakımından özellikle arsalarını veya evlerini yüklenici firmalara kat karşılığı sözleşmeyle vermezden evvel ince eleyip sık dokumaları ve sözleşme hükümlerini başından itibaren titiz bir şekilde tayin etmeleri gerekir.

Son dönemde bu türden hallerde arsa sahiplerinin mağdur oldukları, yüklenici firma ile tartışmaya giriştikleri neticesinde karşılıklı darp, hakaret, tehdit ve gasp oluşturacak eylemlere maruz kaldıkları sıklıkla görülmektedir. Yüklenicilerin de arsa sahiplerinden kurtulmak maksadıyla örgütsel suç oluşumları içerisine yöneldikleri son dönemlerde sıklıkla göze çarpmaktadır. Vatandaşlarımızı bu gibi hallerde daha dikkatli olmaya ve daha titiz davranmaya davet ediyoruz."


#Türkiye #İSKİ #Altın #İran #TİHA #Kendi #Zara #Bolu #Bursa #Kars #Muş
      |   Comments (0)
Happy
 
NTV (Bağlı)
İstanbul - Türkiye
2021-09-21 - 08:06:54


Araştırma: Çocukları ve ergenleri intihara sürükleyen 8 internet deneyimi

Yeni bir araştırma çocuk ve ergen intiharlarıyla internet arasındaki ilişkiyi inceledi. Bilim insanları sekiz internet deneyimine dikkat çekti. Araştırmaya göre söz konusu deneyimden beşini yaşayan çocuklar ve ergenlerde intihar riski akranlarına göre 70 kat daha fazla.

İnternet erişimi olan çocuklar velilerinin gözetimi dışında gündelik hayatta zor denk gelecekleri dünyalara erişebiliyor.
Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan yeni bir çalışmada internet kullanımıyla çocuklarda ve ergenler intihar girişimleri arasındaki bağlantı araştırıldı. JAMA Open Network'te yayımlanan makaleye göre çocukları ve ergenleri intihara sürükleyen sekiz farklı internet deneyimi bulunuyor.
Çocukların ve ergenlerin çevrimiçi davranışlarına ilişkin veriler incelendi. Çalışma ABD'de otorite olan Hastalık Kontrol ve Engelleme Merkezi'nden bir grup bilim insanı tarafından yapıldı. 2 bin 600'den fazla okul bölgesi incelendi ve internetteki deneyimi nedeniyle intihara sürüklenen 227 çocuk ve ergen tespit edildi.
Yapılan eşleştirmenin ardından yapay zeka sisteminin henüz alarm vermediği bin 135 kişilik bir kontrol grubu oluşturuldu. Çalışmada sekiz internet davranışı ile intihar arasında bağlantı tespit edildi.
Velilere uyarı niteliğindeki çalışmaya göre çocuklar söz konusu sekiz deneyimden beşini ve daha fazlasını yaşıyorsa akranlarına göre intihar girişimde bulunma eğilimi 70 kat daha fazla oluyor.
Çalışmanın önerisi ise yeterince incelemeyle çocuk intiharlarının önüne geçilebileceği. Önemli olan tehlikeli deneyimleri yaşayan çocukları tespit etmek. Veliler için uzun süreli depresyon, düşük öz değer gibi belirtilerin uyarıcı olduğu belirtildi.
Siber zorbalık
Şiddet
Uyuşturucu içerikleri
Nefret söylemi
Küfür
Cinsel içerik
Depresyon
Az yoğunluklu kendini yaralama

#teknoloji #ABD #İSKİ #TİHA #Kendi
      |   Comments (0)
Happy
 
Haberler
Güncel Haber Listeleri

En son haberleri BadgeMarker sitesinden takip edebilir, yorum ve paylaşımlar yapabilirsiniz.

Bloglar
Populer Bloglar

Bilim, sanat, spor gibi populer konulardali içerikleri takip edip ilgilendiğiniz konularla ilgili yorumlarınızı iletebilirsiniz.

Sosyal Paylaşımlar

Tüm içeriklere yorum yapıp sosyal networkünüz ile paylaşabilirsiniz.

Ana Sayfa